ben böylesini koparır atarım

büyük bir yazar olmak için uğraştığım kadar ssk’lı işimle uğraşsaydım şimdiye müdür olurdum; ola ola hayal müdürü olmak karın doyurmuyormuş.
içimden gelen şaşalı cümleleri kağıda dökmek, viskimden yudumlayıp daktiloma “yazamıyorum mınakoyim, zorla mı lan? ben zaten beş para etmezin tekiyim. adaletini, züriyetini sikeyim dünya” diye bağırmak, bağırmak istedim. çok mu istemişim? bak bi’ hacı abi, sen bilirsin? bunu da yazan benim:
oysa yastığıma terlerken geceleri senin aşkını, elimi uzatırken karanlığının bakireliğine, görmüyorum perdelerdeki sigara sarısını, sobaya tutar gibi koymuyorken ellerini içime.
bunu da:
yastığın çukur çukur olmuş, koca kafalım. elimi uzatıyorum altına; uyuşuyor çok fena. perdeleri sap sarı olmuş samsun mu içiyorsun? ne oldu, üşüdün mü; sobaya yanaşır gibi götünü dönüyorsun?
kurtar beni hacı abi, karakterim çok olgunlaştığından ortadan yarılıyor.