trafik mi tırafik mi?
herkesin trafiği kendine arkadaş. ben bu konu açılınca uzaklara dalıp, hesap yapıyormuş gibi dudağımı oynatıyorum.
geçen gün bir istanbul’lu, bir izmir’li, bir de ben oturuyoruz, konu trafiğe geldi. istanbul’lu durur mu, açıldı: “bizim orada (bizim orası dediği 15 milyonun ortak paylaşım alanı) olsan 100 metre anca gittiydin bu kadar zamanda.” dedi. bu izmir’lilerin de memleketi pek kıymetlidir bilirsiniz, sanki laf eden oldu, o da başladı:”bizim izmir’de öyle olm, izmir çok güzel ama araba çok. kişi başına 3 otomobil düşüyore yea.” dedi. sus sus, dedim içimden ama içime söz geçirebilsem başka ihsan istemezdim. ben de kapanış konuşması olarak:”o da bir şey mi lan ibneler? bizim ankara’nın trafiğinde insanlar ölüyor.”
derin bir bekleyişten sonra aralarından genç olan sessizliği bozdu: “kak bok”. hiçbir şey olmamış gibi gülüp manzaranın tadına devam ettik. derken istanbul’lu: “bizim istanbul’un manzarası olmasa, çekilmez.” dedi…