havadar yer
alnım terli, dilim damağım kurumuş uyandığımda aklımın buharlaşıp buharlaşmadığını kontrol etmek için çarpım tablosunun yedilerini baştan sona sayarım.
“zaten buharlaşmış olsa burnumdan kan gelirdi” demiyorum çünkü, bizim bir komşu kocası ölünce aklını kaybetmiş, ağzı burnu normal kalmıştı. hiç unutmam, hemen polise gidip “elimde bir gizli dosya var sizi gidi şanslı lanet şeyler” demiş ve dayağımı yemiştim. o zaman böyle suymuş efendim gazmış nerede?
sabahlara dönelim; aklım yerindeyken yapacağım çok şey var size diyemediğim. ölen komşunun karısının dosyasını tekrar açmakla başlıyorum.