duygulu matkap

anneee, bittim.

Notes

bokunu eklemek

rusça öğrenirken ilk merak ettiğim şey, kapıyı gâvurun suratına vuruyormuş gibi sert kapattıkları için, “kapıyı yavaş kapatın” oldu. gel zaman git zaman, “bana şu lazım” demeyi öğrendim. bu iki cümleyi bir araya getirip, “kapıyı çarpma, belki sonra lazım olur” dediğimde herkes bunu kapıyı kıracak da, sonra ben lafını edecekmişim gibi anladı. yani ben buradan, kültür ayrı olunca, anlayışın da değiştiğini çıkardım. bu yazıyı baştan okuduğumda ise, ne paragôz, ne dünya malcısı, ne hayın, ne ayı olduklarını da anladım.