devre arasına taş sıkışmış
yavaş yavaş geceye varıyor gün; bana varacak değil ya, sanki ben de çok hoşum. kapaklanıyorum klozetin ayağına, kapağı havada olsaydı kirlenmeyecekti işte. kusmuk bile kırmızı değil, kıpkırmızı.
yahu filmlerde oluyor ya hani, sokup kafayı bekliyorlar, ben onu beceremiyorum. illa aynada kendime bakıp hüzünleneceğim, düştüğüm halin üstüne itin götüne girmeden yatmayacağım. zaten o ağzı çalkaladıktan sonraki öz bakışı hiç anlamadım. bence anlarsam alkol ve sigaranın bağını da çözeceğim.